İzmir.gen.tr logo

Detaylı Arama

Kullanıcı Yorumları

Avşa Emlak

 

İzmir

Her satırında bilmediğiniz bir özelliğini keşfedip şaşıracaksınız.

 

  • İzmir, efsaneye göre, adını Amazon kraliçesinden alır.

  • İncil'de sözü edilen "Yedi Kilise"den 3’ü İzmir’dedir.

  • “Dünyanın Yedi Harikası”ndan biri olan Artemis Tapınağı, İzmir-Selçuk'tadır.

  • Parşömen kağıdı Bergama'da keşfedilmiştir.

  • Meryem Ana için yapılan ilk kilise Efes'tedir.

  • Tıbbın sembolü olan yılan figürü, Bergama’dan çıkmıştır.

  • İlk şifa tapınağı (Asklepion) şifa tanrısı Asklepios adına İzmir’de kurulmuştur.

  • Iliada ve Odysseus’un yazarı Homeros, İzmirlidir.

  • "Bir nehirde iki kez yıkanılmaz." diyerek her şeyin değiştiğini söyleyen ünlü filozof Heraklit (MÖ 540-480) Efes'te yaşamıştır.

  • İncil'in 4 yazarından biri olan St. John Selçuk'ta vefat etmiştir (Mezarı da buradadır).

  • Dünyanın günümüze kadar keşfedilmiş ilk zeytinyağı işleği olan Klazomenai, Urla’dadır.

  • Tanrıça Athena adına ilk tapınak, İzmir'de inşa edilmiştir.

  • Bitkisel tedavi, psikoterapi ve doğal terapi ilk defa İzmir’de kullanılmıştır.

  • Eski çağın ünlü hekimi Galen (MS 131-210) Bergama'da yaşamıştır.

  • Filozof ve şair Xenophanes MÖ 6. yüzyılda Kolofon'da yaşamıştır.

  • Filozof Anaxagoras (MÖ 500-428), Clazomenae'de (Bugünkü Urla) yaşamıştır.

  • Ünlü şarkıcı Dario Moreno İzmir'de yaşamıştır.

  • Türkiye'de tiyatrosu olan ilk ve tek köy Bademli köyüdür.

  • 200.000 kitapla Asya’nın ilk kütüphanesi İzmir’de kurulmuştur.

  • Bilinen en eski köprü (MÖ 850) İzmir yakınlarındaki Meles Çayı üzerine inşa edilmiştir.

  • 1931 yılından bu yana her yıl Ağustos ayında düzenlenen “İzmir Enternasyonal Fuarı” Türkiye’nin en eski geleneksel fuarıdır.

  • İzmir, 8 üniversiteye ve 4 teknoparka sahiptir.

İzmirlilerin Önerileri

Prof. Dr. Yüksel GÜRÜZ Doğduğum, büyüdüğüm ve yaşadığım şehir hep İzmir oldu. Zaman geldi askerlik hizmeti, zaman geldi mecburi hizmet, zaman geldi ihtisas nedeniyle ayrı kaldım. Gidişlerim, dönüşüm belli olduğu için hüzün barındırsa da beni yaşam adına bir adım öne taşıdığından hep derin izler bırakmıştır. İzmir’e 3 karayolu, bir deniz, bir de hava yolu olmak üzere 5 ayrı yerden gelebilirsiniz. Demiryolu ağı olmasına rağmen ben bu yoldan İzmir’ime hiç dönmedim. Özellikle Ankara tarafından geliyorsanız, Ege’nin havası sizi Kula’da sarmaya başlar, Atatürk’ün de soluklandığı Belkahve’ye geldiğinizde ise sizi bağrına basmaya hazır bekleyen, eşsiz güzellikteki İzmir karşılar. 10 yıl öncesine kadar bu hayal, körfezin kör noktasına geldiğinizde burnunuzun direğini kıran kokuya dönüşür, İzmir aşıklısı olmayanları küstürürdü. Güneşin batışını seyretmek pek çok romantiğe ilham vermiştir, ama İzmir’de deniz kıyısında oturup, sessizce geçip giden güneşin batıda denizde sönen bir meşale gibi yok oluşuna, son ışık kırıntılarının hala İzmir’den ayrılmamak için direnişine, bu çırpınışın göğü kan kırmızısına boyayışına, iki sonsuz mavi arasındaki kızıl saçların uçuşan buklelerine bir kez tanık olsanız, bu 7000 yıllık kıza sizde aşık olurdunuz. İstanbul’da yaşayanlar için büyük bir köy, Ankaralı için bir vaha, emekliler için cennet, doğudaki illerde yaşayanlar için bir hayal olan İzmir’in RBR ile sembolize edilen Rakı-Balık-Roka akşamları bir başka olur. Pek çok İzmirli için Çipura en vazgeçilmez balıktır. Çünkü sürü pek çok diğer pek çok balığın aksine sürü halinde dolaşmaz, diğer balıklara göre daha gözü kara, özgür ve bağımsızdır. Yassı olduğu için, yuvarlak sürü balıklarına göre daha efe bir duruşu vardır. Yani balığı bile İzmirlidir. Yunan mitolojisindeki Tanrıça Nemesis (haksızlığa isyan, burnu büyüklerin cezalandırıcısı, elinden kaçılamayan adalet dağıtıcısı) adına yapılmış iki tapınaktan birinin ev sahibi olan İzmir’in neden hep iktidar partilerine ters duruş sergilediği belki de 7000 yıllık tarihte gizlidir. İzmirli güzeldir, özgürdür, sürü psikolojisi ile hareket etmez. Sırf moda diye bazı restoranlara, eğlence merkezlerine gitmez. Her İzmirlinin yazlık ve kışlık özel mekanları vardır. Kendi alanından dışarıya çıkmaya, çok uzağa gitmeye gönüllü değildir. O aradığı mutluluğu, eğlenceyi ve tadı bilir. Umutsuzca eğlenmek için çaba sarf etmez. Şimdi diyeceksiniz ki madem bu yerler bellidir, bize de anlatsana. O konuyu bir sonraki buluşmamıza bırakıyorum. Biraz merak içinde ama hoşça kalın, dostça kalın. Yüksel Gürüz

İzmirlilerin Önerileri

MEHMET ALİ OMUROĞLU Merhaba ismim Mehmet Ali Omuroğlu, danışmanlık yapan 47 yaşında yüksek mühendisim. Doğum yerim İzmir Göztepe. Üniversite dönemime kadar babamın görevi gereği Anadolu ve İstanbul’da yaşadım. 28 yıldır da İzmir’de “35½” dediğimiz Karşıyaka M.Şehir’de yaşıyorum. Hemen hemen her hafta İstanbul’a uçarken, hatta yurt dışına ya da bir Anadolu kentine uçarken fazladan bir bağlantı uçuşu yapmama rağmen İzmir’den taşınmayı düşünmüyorum. İzmir’de yaşam büyük metropollere göre göreceli olarak çok kolay ve keyifli. İzmir’de menfaat düşünmeden arkadaşlık yapabilecek arkadaşlar bulunabiliyor. Para, değer olarak daha arkalardan gelebiliyor. Üç büyük dinin mensupları kardeşçe yaşayabiliyorlar. Eğitim düzeyi yüksek. Bunlar İzmir’in doğal güzelliği ötesindeki güzellikleri. İşyerim Alsancak’ta olduğu için şanslıyım. Swiss Efes, Hilton, Movenpick işyerime çok yakın. Zaman zaman bu otellere gidiyor, iş toplantıları yapıyor ve yemek yiyiyorum. Fransız kültürün içindeki Cigale, Kordon boyundaki Balık Pişiricisi, Reyhan pastanesinin yanındaki Girit Mutfağı, Le Trio, öğlenleri ekip arkadaşlarımla yemeğe gitmeyi sevdiğim yerler. Eşimle ve arkadaşlarımla severek gittiğim pastane ve kafeler ise Alsancak Gül sokak bölgesi Reyhan pastanesi, Karşıyaka iskeleye yakın Yerde Fıstık Pub ve Pasaport’taki kahvehaneler. İş ve arkadaş akşam yemekleri için, Karşıyaka Tenis Kulubündeki Deniz, Bostanlı Deniz, Kordon Fish House, Konak Pier Mezzulana ve Cumba’yı tercih ediyoruz. Mezzulana ve Cumba dışındaki restaruantlar Ege deniz ürünlerinde iyi örnekler. Mezzulana’da İtalyan mutfağını, Cumba’da geleneksel ocakbaşını gerçekten çok başarılı buluyorum. Mezzulana öncesi Konak Pier‘de North Shield‘da kısa bir ziyaret tavsiye ederim. Bütçede rahat iseniz Hilton 32.kat, Swiss Efes’de çatıda körfez manzaralı akşam yemeği için çok hoş yerler. Güneşin batmasına yakın Pasaport ya da Kordon’daki mekanları tercih edebilirsiniz. Bu sayılı yerlerden güneşin batışını keyifle seyredebilirsiniz Severseniz nargile içilecek en güzel yerler buraları. Sabah giderseniz gevrek (simit) ve peynir ya da boyoz iyi gider. Mesai öncesi kahvaltısını keyifle yapan pek çok kişi görebilirsiniz. Esnaf lokantalarına merakınız varsa muhakkak Kemeraltı’na gitmelisiniz. İzmir’in mikro tarihçisi ve gazetecisi Nedim Atilla’nın internetten tavsiyelerine bakmanızı tavsiye ederim. Ben çok iyi değilim açıkcası. Muhakkak İzmir’li arkaşlarınızla gidin derim. Biraz turistik hale geldiyse de Asansörün Restaruanına ya da cafesine gitmenizi öneririm. Eğer seviyor iseniz Elhamra sahnesinde opera, konser veya bale etkinliği yakalamanızı tavsiye ederim. Yürüyüş yapmayı severseniz Kordon, Karşıyaka sahili ve İzmir Fuar’ında keyifli yürüyüş yapabilirsiniz. Karşıyaka-Alsancak seyahatlerinizde vapur kullanırsanız, İzmir’in entellektüel seviyesinin ne kadar yüksek olduğunu ve bir zamanlar kötü kokusuyla sözedilen ancak kirliliğinin yerini tertemiz sulara bıraktığı mavi körfezi görebilirsiniz. Tarih ve kültür derseniz; Agora ve İzmir Arkeoloji Müzesi keyif alacağınızı düşündüğüm yerler. İzmir için unutulmaması gereken bir konu var. Urla, Çeşme, Karaburun, Foça, Kuşadası ve Bergama çok yakın.Vaktiniz uygunsa arkadaşlarınızın tavsiyeleri ile bu ilçelere gidebilirsiniz. Tarih, eğlence, spor hepsini sözettiğim ilçelerde bulabilirsiniz. Benim için Çeşme biraz torpilli! Kumru yeme işini eğer Çeşme’ye gidiyor iseniz, oraya bırakın, inanın değecektir. Hanımlar için Forum Bornova, Ege Park Mavişehir, Agora, Kipa Tesco Çiğli, Alsancak Gül Sokak bölgesi, Konak Pier ve tarihi Kemeraltı çarşısı gerçekten gidilmeye değecek alışveriş merkezleri. Bir aralar kıymetini unuttuğumuz tarihi Kemeraltı çarşısına, şu aralar İzmir’liler olarak daha çok değer veriyoruz. Alsancak Gül sokakta organik alış veriş merkezi bana İzmir’in en keyifli yerlerinden biri geliyor. Hem kafeler hem de dükkanlar tipik bir Avrupa kenti havası oluşturuyor. Zeytinyağ, incir ve sakız İzmir’e çevre ilçelerden gelen ve çevremize sunabileceğimiz güzel hediyelik ürünler olur diye düşünüyorum. Keyifli İzmir’ler, sevgilerimle. Mehmet Ali Omuroğlu

.